Oyun insanlığın ilk dönemlerinden beri yaşamın bir parçası olmuştur. Oyunun ilk defa nasıl ve nerede ortaya çıktığı bilinmese de geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir. Sosyal, ekonomik ve politik yapı, kültür, ritüel ve inanç konusundaki farklılıklara rağmen oyun eski çağlardan beri var olagelmiştir.
İnsan yaratılışı itibariyle çok yönlü bir varlıktır. Dünyayı, evreni anlamak için düşünen ve bir yandan geçimi için emeğini ortaya koyan, fiziksel veya zihinsel olarak çalışan, alet tasarlayan ve kullanan insanoğlu, diğer yandan dinlenme, eğlence ve kültür biçimi olarak oyunu geliştirmiştir.
Oyunun mucidi insan ve toplumdur. Ancak, oyunlar da sosyal hayat gibi devingen ve sürekli gelişim içerisindedir. Bununla birlikte zamana ve mekana göre formu değişse de oyun insan için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Mutlak anlamda oyunun olmadığı bir toplum ve yaşam tasavvur edilemez.
Bu bakımdan oyun ve oyun oynamanın evrensel bir kültürel değer olduğunu söylemek hatalı olmayacaktır. İnsanoğlu için oyun da iş, kültür, dini inançlar, mitler ve ritüeller gibi hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Tarihsel süreç içerisinde oyun isimleri değişse, oyun araçları çeşitlense ve yeni formlar kazansa da insanların oyun oynama ihtiyacının devam ettiği ve değişmediği görülmektedir.
Oyunun ihtiyaç olma vasfı onun genel olarak zaman geçirme ve eğlence amacıyla oynanmasından ve belli ölçüde haz alınmasından doğmaktadır. Oyun esas olarak eğlenceli vakit geçirme, fiziksel veya zihinsel gelişim için oynanır. Oyunun tek ve esas gayesi kazanç elde etmek değildir. Bütün oyunlar maddi çıkar için oynanmaz. Oyunun belirleyici özelliği maddi kazanç değil, eğlenmek, başarmak ve oyunu kazanmaktır. Oyun bir tür yarıştır. Bu yarış rakip oyuncular arasında olur.
Oyunun en temel ve belirgin özelliği isteğe bağlı olması, yani bütünüyle gönüllü bir eylem olmasıdır. Bu özellik oyun özgürlüğünü ifade eder. Oyuncu oyuna başladığında başka bir dünyaya girer. İnsanın rutini, gündelik yaşamı dışarıda kalır. Bu husus oyunu işten, günlük yaşamdan ve hayatın diğer cephelerinden ayırır. Oyun bu yönüyle çalışmaktan farklıdır. İş sırasında oyun olmaz.
Oyun, eğlencedir. Ancak, oyun oyuncu için bir yönden özgürlük bir yandan yükümlülüktür. Özgürlük oyunun istendiği zaman oynanmasından, oyunun türü ve oyuncunun seçimi konusundaki irade serbestliğinden kaynaklanır. Yükümlülük boyutu ise oyunun bir kurallar manzumesi olmasına dayanır.
Oyun varsa kural vardır. Kuralı ve usulü olmayan oyun, oyun değildir. Oyuncu bilinen kurallara uymakla mükelleftir. Oyun kuralları herkes için bağlayıcıdır. Kural herkese aynı şekilde uygulanır. Bu oyunun eşitlik boyutunu gösterir. Yine oyunda kuşku yoktur. Kurallara uyulmadığı şüphesi oyunu bozar. Oyun güvene dayalıdır. Güvenin olmadığı yerde oyunun büyüsü de bozulur, eğlence vasfı kalmaz. Yine her oyunun kendine özgü ritüelleri vardır. Oyuncunun bu ritüelleri bilmesi beklenir.
Oyun doğası gereği belli bir zaman ve mekanla sınırlıdır. Oyun için belirli araç ve gereçler kullanılır. Oyunun belli bir süresi vardır. Başlar ve biter. Bir başka deyişle oyun belli bir sonuca yöneliktir ve özü itibariyle sonlu bir etkinliktir. Kesintisiz ve bitmeyen oyun olmaz. Oyun sınırlı ve kısıtlı bir zaman ve kaynakla oynandığı zaman oyun olur.
Oyunun karşıtı iştir, çalışmaktır. Oyun özü itibariyle boş zamanın değerlendirilmesi için oynanır. Kişinin bütün vaktini oyuna tahsis etmesi söz konusu olamaz. Aksi halde oyun, oyun olmaktan çıkar. Oyunun sınırının olmadığı noktada bağımlılık başlar. Bu bakımdan oyunun belli bir sürede başlaması ve belirlenen kurallara uygun olarak belirli bir süre sonra bitmesi gerekir. Her oyunun bir döngüsü vardır. Ancak, bu döngünün de belirli ve sınırlı olması gerekir. Bütün zamanın ve bütün kaynakların oyunu tahsis edilmezi doğru değildir.
Oyunun bir diğer özelliği büyüleyici bir keyfiyete sahip olması ve belli ölçüde eğlence ve gerilim içermesidir. Bu özellik en basit çocuk oyunlarında bile görülür. Oyunun baskın yönü eğlence olsa da oyunun kendisi bir gerilim yaratır. Oyunun büyüsü kazanma beklentisi ve eğlenceli zaman geçirmekten doğar. Gerilim ise rastlantıdan doğan belirsizlik, kazanma isteği, bunun için ortaya konan çaba ve değer, kaybetme korkusu ve tüm bunlarla birlikte oluşan heyecana bağlı olarak ortaya çıkar.
Her oyuncu kazanmak ister. Bu kazanç her zaman maddi bir çıkar veya kazanç değildir. Ancak, kimin kazanacağı belli değildir. Oyunun en önemli niteliği sonucun belli olmamasıdır. Kimin kazanacağı belli olsa kaybedecek taraf oynamaz. Demek ki, her oyuncu kazanmak ister ve kazanacağını umar. Bu da oyun oynama isteğini harekete geçirir. Bu yönüyle oyun rakibine bir tür meydan okumadır. Rakibe ve rakiplere meydan okuma kişisel beceri ve yetkinlik gerektiren oyunlar da daha baskındır.
Oyunun bir diğer özelliği mahremiyettir. Oyun kuralları alenidir, herkes tarafından bilinir. Oyunun kendisi ise mahremdir. Bundan dolayı oyuncular çoğu kez oyunun başkası tarafından izlenmesini ve oyuna müdahale edilmesini uygun görmez. Oyunun gizliliği oyuncular ve oyuncuların izin verdiği kişiler dışında kalanlara karşıdır. Gözlemciler, hakemler vs. otoriteler bu gizliliğin dışındadır. Şans ve bahis oyunlarında yetkili otoriteler, çekiliş komisyonları ve noterler bu kapsamda oyunun mahremiyetini zedelemez, aksine standartlara ve kurallara uyulması konusunda güvence sağlar.
Kur’a ve tahmine dayalı oyunlar insanlığın kadim oyun kültürünün ve tarihinin bir ürünüdür. Bu bağlamda farklı alt türleri olmakla birlikte rastlantıya dayalı oyunlar, bir başka ifadeyle şans ve bahis oyunları insanlık tarihi kadar eskidir. Modern dönemde ortaya çıkan yeni nesil şans ve bahis oyunlarının bu tarihsel arka plana dayandığı bilinmektedir.
Toplumsal ve ekonomik hayattaki değişim piyango, şans ve bahis oyunlarını da dönüştürmüş ve oyun çeşitliği artmıştır. Şans ve bahis oyunları konusundaki yoğun talep bu oyunların devletlerin ve yetkili otoritelerin gözetim ve denetimi altında yürütülmesini gerektirmiştir.
Tarihsel süreç içerisinde sadece şans ve bahis oyunlarına ilişkin kuralların değil şans ve bahis oyunlarına ilişkin genel çerçeve ve standartların düzenlenmesini gerektirmiştir. Tam bu noktada “sorumlu oyun” kavramı önem kazanmıştır.
Sorumlu oyun ilkeleri, güvenli oyun ortamı oluşturmaya, oyuncuları korumaya ve bağımlılıkla mücadeleye yönelik bir çerçeve oluşturmaktadır. Sorumlu oyun ilkeleri sadece oyunculara yönelik değildir, şans ve bahis oyunu düzenlemekle yetkili otoritelere de çeşitli yükümlülükler getirir.
Sorumlu oyun yaklaşımı özünde oyuncuyu korumayı hedefler. Toplumsal yararı ön planda tutar. Amaç toplumun eğlence ihtiyacını bağımlılık oluşturmayacak şekilde karşılamak, çocuklar gibi toplumun korunmaya muhtaç kesimlerini korumak, şans ve bahis oyunlarını kontrollü bir şekilde oynatmaktır.
Şans ve bahis oyunlarının ilgili standartlara, etik ilkelere, sürdürülebilirlik ve oyuncu odaklı oyun anlayışını esas olarak oynatmak yaklaşımına dayanan sorumlu oyun sadece ilke ve kurallarla sınırlı değildir. Sorumlu oyun yaklaşımı düzenleyici otoritelerin bütün kurum içi politika, süreç, teknoloji kullanımı, eğitim ve denetimini kapsayan bütüncül bir yaklaşımı ifade eder.
Sorumlu oyun yaklaşımı şans ve bahis oyunlardaki belli başlı riskleri tanımlar ve bunlara yönelik tedbirler öngörür. Şans ve bahis oyunlarında diğer oyunlardan farklı olarak maddi kazanç güdüsü yüksektir. Ancak, şans ve bahis oyunları kesin kazanç garantisi vermez.
Unutulmamalıdır ki, şans ve bahis oyunları çalışmanın bir alternatifi değildir. Bu oyunların zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerekir. Bununla birlikte şans ve bahis oyunları sadece kazanç amacıyla da oynanmaz. Bu oyunları yüksek gelir sahipleri de oynayabilir. Bu noktada şans ve bahis oyunlarının diğer işlevleri ortaya çıkar.
Bütün oyunlarda kazanan varsa kaybeden de vardır. Ama herkesin kazandığı bir oyun cazibe yaratmaz. Bu bakımdan oyun maddi ve manevi kazanımlar kadar maddi ve manevi kayıplar da içerebilir. Oyuncunun oyunun bu özelliğini gözden uzak tutmaması gerekir. İyi oyuncu bilinçli oyuncudur. Kendini kontrol edebilen ve sınır koyan oyuncu oyunun gerçek amacını göz ardı etmez. Oyun oynamanın bizzat amaç olmadığını unutmaz. Oyunun bir araç olduğunu gözetir.
Şans ve bahis oyunlarının tek amacı kazanç elde etmek değildir. Günümüzde şans ve bahis oyunları bir bakıma sosyal eğlence biçimi olarak kabul edilmektedir. Bu oyunları oynamanın temel amacı eğlenceli vakit geçirmektir. Piyango, şans ve bahis oyunlarında kazanç garantisi bulunmamaktadır. Oyun sonunda, oyuncular kazanç elde edebileceği gibi kayıp da yaşayabilirler.
Ayrıca, bilinmelidir ki hiçbir oyunda kazanma garantisi olmaz. Buna şans ve bahis oyunları da dahildir. Oyunda hangi oyuncunun kazanacağı belli değildir. Kazananı çoğunlukla rastlantı belirler. Bazı oyunlarda kişisel beceri veya öngörü öne çıkabilir. Bu durum oyunun türüne göre değişkenlik gösterir. Şans ve bahis oyunlarında gerilim diğer oyunlara göre daha üst düzeydedir.
Şans ve bahis oyunlarının doğası rastlantıya dayalıdır. Rastlantının seviyesi ve kazanma olasılığı oyunun türüne göre değişkenlik gösterir. Bu yönüyle şans ve bahis oyunları iki farklı kategoriyi ifade eder. Piyango ve şans oyunlarında rastlantı yönü baskındır. Spor müsabakaları, yarışlar ve belli olaylara yönelik tahminlere dayalı bahislerde rastlantıya ilave olarak belli ölçüde diğer faktörler de etkilidir. Bununla birlikte bahis oyunlarında da oyunun sonucu sadece oyuncunun oyuna ilişkin becerisine ve tahmin konusundaki yetkinliğine bağlı değildir.
Ayrıca, bu oyunların bağımlılık oluşturacak şekilde sürekli ve kesintisiz bir şekilde oynanmaması ve oynatılmaması gerekmektedir. Standartlar bu konuda belli kural ve usuller öngörür.
Diğer yandan piyango, şans ve bahis oyunları, sürekli bir gelir elde etme ya da geçim kaynağı değildir. Oyuncu, oyun alışkanlıklarında aşırıya kaçıp, şans oyunlarının bir eğlence aracı olduğu algısını kaybederse, hayatını derinden etkileyebilecek kayıplarla karşılaşabilir. Bu sebeple şans ve bahis oyunlarının sunulduğu her toplumda olumsuz etkiler ortaya çıkarması muhtemeldir.
1939 yılından bu yana piyango, şans ve bahis oyunları sektöründe faaliyet gösteren Milli Piyango İdaresi olarak, üyesi olduğumuz Dünya Piyango Birliği (WLA) standartlarına uyum sağlayarak hizmetlerimizi en yüksek uluslararası ölçütler doğrultusunda sunmaktayız.
İdaremiz görev alanına giren piyango, şans ve bahis oyunlarını; kuruluşundan bu yana sosyal sorumluluk ve sorumlu oyun ilkeleri çerçevesinde, bağımlılık oluşturmayacak, aşırı oynamayı teşvik etmeyecek ve küçük yaştaki kişilere cazip gelmeyecek şekilde düzenlemekte olup, bu yaklaşımını sürdürmektedir.
İdaremiz görev alanına giren piyango, şans ve bahis oyunları konusunda düzenleme, izleme, gözetim ve denetim fonksiyonu üstlenmektedir. Karşılığı nakit şans oyunlarına ilişkin lisans devri sonrasında izleme, kontrol, gözetim ve denetim fonksiyonumuz daha da öne çıkmıştır. Bu kapsamda oyunların belli kural ve standartlara uygun olarak tertip edilmesi sağlanmakta, iştirakçilerin ve tüketicilerin hak ve menfaatleri korunmaktadır. Böylece vatandaşların oyun ihtiyacı ve talebi potansiyel riskler bertaraf edilerek karşılanmaktadır.
Milli Piyango İdaresi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da faaliyetlerimizi sorumlu oyun ilkeleri çerçevesinde dengeli ve sorumlu bir oyun anlayışı içerisinde sürdürme kararlılığındayız.
Bu doğrultuda, söz konusu ilkelerin etkin bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla ve ihtiyaçlar doğrultusunda güncellenmek üzere, aşağıda belirtilenlerle sınırlı olmaksızın çeşitli politika, uygulama ve faaliyetleri yürütmeyi taahhüt etmekteyiz.
Milli Piyango İdaresi kuruluş amacı çerçevesinde bir taraftan kanunlarla belirlenen faaliyetlere aktarılan kaynakların sürekliliğini sağlayacak faaliyetlerde bulunmakta, diğer taraftan kurumsal sosyal sorumluluk ve sorumlu oyun anlayışı ve ilkeleri çerçevesinde yetkisi dâhilindeki her türlü şans ve bahis oyunlarını bağımlılık oluşturmayacak, aşırı oynamayı teşvik etmeyecek ve küçük yaştaki kişilere cazip gelmeyecek şekilde düzenlemekte olup, bu minvalde en yüksek satış gelirini değil, olabilir en iyi gelir düzeyini hedeflemektedir.
İdare olarak toplumun eğlence ve oyun ihtiyacını karşılamaya yönelik hizmet ve faaliyetlerimizi sunarken ilgili mevzuattan, standartlardan, etik ilkelerden kaynaklanan yükümlülüklerimizin ve sosyal sorumluluklarımızın da bilincindeyiz.
Bu bakımdan güvenli, keyifli ve heyecan verici oyunlar sunarken oyunların potansiyel risklerini ve etkilerini de kontrol altında tutmak için tedbir alıyoruz.
Toplam kamusal faydayı önceleyen, uluslararası standartlara uygun, şeffaf, hesap verebilir, güvenli, oyuncu odaklı, sorumlu ve ölçülü bir oyun yaklaşımını benimsiyoruz.
Şans ve bahis oyunlarının eğlenceli vakit geçirmenin aracı olduğunu göz ardı etmeden sorumlu oyun gereği sınırlı ve ölçülü olarak kontrollü bir şekilde oynatılması gerektiğine inanıyoruz.
Sorumlu oyun ilkelerini hem İdaremiz nam ve hesabına tertip edilen oyunlar hem de İdaremizin izleme ve denetimine tabi olarak düzenlenen oyunları kapsayacak şekilde uygulamayı taahhüt ediyoruz. Bu ilke ve kuralları gerek İdaremizin, gerekse yetki verdiğimiz başbayi ve alt bayiler ile tüm paydaşlarımızın süreçlerini kapsayacak şekilde uygulamayı hedefliyoruz.
Sorumlu oyun ilkeleri ve uygulamaları konusunda uluslararası standartlara ve etik ilkelere dayalı bütüncül bir yaklaşım benimseyerek bağımlılıkla mücadele edecek ve olası riskleri bertaraf edeceğiz.
Sorumlu oyuna ilişkin vizyonumuzu ve politika çerçevesini tüm paydaşlarımızla ve ilgili taraflarla paylaşacağız. Personelimiz, operatör çalışanları, oyuncular ve ilgili tüm taraflara yönelik farkındalık etkinlikleri gerçekleştireceğiz.
Çocukların ve korumasız kesimlerin oyun oynamasını engellemek, sorumlu ve dengeli oyun yaklaşımını yaygınlaştırmak ve bağımlılıkla mücadele amacıyla gerekli tedbirleri alacağız. Bu konuda oyuncuları ve tüm paydaşları bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler yürüteceğiz. Oyunculara yönelik destek hizmetlerini sunacak ve yardım hattı oluşturacağız.
İdaremizce önümüzdeki dönemde düzenlenecek piyango, şans ve bahis oyunlarında da bugüne kadar olduğu gibi sorumlu oyun anlayışı ilkelerine uygun olarak hareket edilecektir.
taahhüt ve beyan ediyoruz.
Tüm paydaşlarımıza, oyunculara ve kamuoyuna saygıyla bildiririz.